12 Mart 2015 Perşembe

Gözler Kalbin Aynasıdır, Yalan Nedir Bilmez Onlar...........




İletişimde, iç dünyamızın dışa yansıması olan beden dili ve vazgeçilmez unsurlarından “göz teması ve mimiklerimizin” ne kadar çok önemli olduğunu hepimiz iyi biliriz.
Ancak beden dilimiz, gözlerimiz ve mimiklerimiz neler söylüyor, düşündüklerimizi nasıl yansıtıyor farkında mıyız acaba? 
Çevremizdeki insanların yüzlerini iyi okuyabiliyor muyuz?
Hazreti Mevlana'nın ''Dünya gözü ile bakan yüzü, gönül gözü ile bakan özü görür” sözlerindeki gibi özü görebiliyor muyuz?
Gözlerimiz bizi ele verir genellikle. Sadece gözlerimiz mi, yüzümüzün şekli, kaşlarımız, bakışlarımızın derinliği, mimiklerimiz, yüz çizgilerimiz, dudaklarımız; duygusallık düzeyimiz, kavgaya meylimiz veya geçinme ihtimalimiz, güven telkin etme/etmeme durumumuz, tutkularımız gibi pek çok karakter özelliğimiz hakkında ipuçları verir........


 


Hekimlik ve yöneticilik yaparken karşılaştığım her insanın gözlerini, mimiklerini, jestlerini incelemem gerekli oldu her zaman….
Gönül gözü ile bakarak, özünde acı çeken, endişelenen ve üzülenlerle empati kurmaya çalıştım, elimden geleni yapmaya gayret ettim veya daha üst kıdemlim birisinin elinden gelene, ulaşmaları için destek oldum…..
Bazen iyi haber verdiğim için sevinenlerle birlikte sevindim, işe yaramanın, yardımcı olmanın derin huzurunu hissettim…..
Bizden önceki nesilde hekimlik yapanlar, yüz ifadesine göre insanların sağlık durumu hakkında neredeyse yüzde doksan teşhis koyabiliyordu. Günümüzde teşhis koyabilmemiz için birçok bilimsel yöntem bize yardımcı olsa da “inspeksiyon” (gözle muayene) hekimlikte hala önemli bir yol gösterici.
Sosyal alanda ise "yüz okuma"  bir sanat ve bazı insanlar doğuştan yüze bakarak insanın "içinden geçenleri" okuma yeteneğine sahipler. "Bir insanın ahlakını, kabiliyetini yüzünden anlama, gönül gözü açık olma " yeteneği eski Türkçe de “feraset”, Latince de ise “fizyonomi” kelimeleri  ile ifade edilmekte.........  
 




Bugüne kadar bir çok yaşantımda, kimi yüzde en yalın, en samimi duyguları, kimi yüzde sahte, tuzak kurucu, çıkarcı duyguları gördüm veya ne yazık bazen göremediğim için yanıldım.....
En yalın, en gerçek, sahte olmayan yüz ifadelerini ise yurt içinde veya yurt dışında  ziyaret ettiğim camiler, diğer ibadethaneler ve müzelerde gözlemledim. Mistik, uhrevi, şaşkın, hayran, ürkek bir ifade vardı baktığım her yüzde. Zaten ben de genellikle aynı duygular içerisinde olduğum için bu sahte olmayan, gerçek  duygu yoğunluğundan ağladım çoğu zaman……




Keşke tüm zamanlarımızda karşılaştığımız insanlar gerçek yüzlerini, duygularını, düşüncelerini saklamadan, bizimle en yalın, en gerçek, sahte olmayan yüz ifadeleri ile iletişim kursalar…….
Dünya daha güzel ve daha huzurlu olur belki.........




6 yorum:

  1. Gene güzel konulara parmak basmışsınız Doktor Hanım.

    Yazını okurken Yalanın İcadı adlı film aklıma geldi. Eğer seyretmediysen, hararetle seyretmeni rica edeceğim. Çünkü tam senin hayal ettiğin gibi kimsenin kimseye yalan söylemediği bir dünyada geçiyor... Amaaa... Sonraaa:)))

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim olumlu geri bildiriminiz ve film tavsiyeniz için. Sanırım haftasonu bir yerlerden bulup seyretmeye fırsat bulabilirim......

    YanıtlaSil
  3. Sahiden, duruma çapraz baktıran bir film. Eğer Türkçe dublaj istersen bak burada var:

    http://www.filmzas.com/yalanin-icadi-izle-turkce-dublaj/2/

    YanıtlaSil
  4. Çok teşekkür ederim.......

    YanıtlaSil
  5. Mevlana ne güzel söylemiş. Yazılarınızda kullandığınız alıntılara bayılıyorum. Bu allıntılar, hem yazınızı zenginleştiriyor, hem de sizin ne kadar okuyan, araştıran biri olduğunuzu gösteriyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim İzmirli güzel geri bildirimleriniz için.
      Gönül gözümüz ile bakıp özü görelim inşaAllah......

      Sil

.