İnsan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İnsan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Temmuz 2015 Perşembe

Kimlere Saygı Duyuyorum....…





- Canım anneme,

- İhtiyacım olduğunda meşgul olduğu her şeyi bırakıp yanımda olanlara,

- Hayatın getirdiği olumsuz koşullara rağmen umutlu ve enerjisi yüksek olanlara,

- Küçük mutlulukları keşfedebilenlere,

- Karşısındaki insanın gözlerine içtenlikle bakıp dinleyenlere,

- İnançlı, sabırlı, tevekkül ve şükür sahibi insanlara,

- Merhametli, koruyucu, kollayıcı olanlara,

- Günaydın, teşekkür ederim, lütfen sözcüklerini günlük yaşamında sıkça kullananlara,

- Edebiyat, müzik, resim, tiyatro, opera, sinema…. kısaca sanatseverlere,

- Engin bir kültüre sahip olanlara ve bunu yerinde kullanabilenlere,

- Yemek yapmayı ve ikram etmeyi sevenlere,

- Özgüveni başkalarını rahatsız etmeyecek düzeyde olanlara,

- Kendisiyle övünmeyenlere,

- Eksik yönlerini itiraf edebilenlere,

- Sorunlarıyla dalga geçebilenlere,

- Mesleki yaşamdaki rolünün getirdiği ayrıcalıkları önemsemeyenlere, 

- Muktedir iken ezmeyenlere, erksiz iken ezik olmayanlara,

- İstikrarlı ve olumlu duruş sergileyenlere,

- Kriz anında soğukkanlılığını koruyarak yapılması gerekeni yapabilenlere,

- Gözlerinin içi gülenlere,

- Yaşama sevinci duyanlara,

- Yapmacık olmayanlara,

- Gerektiğinde özür dileyebilenlere, gönül alabilenlere,

- Sadece kendisinin değil başkalarının çocuklarına da sevgi, anlayış ve hoşgörülü

  davranabilenlere,

- Bitkileri, hayvanları sevenlere ve sadece sevmekle kalmayıp ilgilenenlere,

- Başkaları acı çekerken keyif almayanlara, bilakis empati yapıp hassasiyetle
 
  yaklaşanlara, gerekiyorsa yardıma koşanlara,

Uzun lafın kısası insan gibi insan olanlara…….

Hem saygı duyuyorum, hem de değer veriyorum……..


5 Haziran 2015 Cuma

İnsana Dair; Yek Katre-i Hunest ve Hezar Endişe







Yüzyıllardır Aristo, Descartes, Marks, Nietzsche, Freud, Bergson, Gödel, Sartre, Hegel, Camus gibi birçok bilim insanı ve filozof, derin araştırmalar yaparak insanı tariflemeye ve yaptıklarını anlamlandırmaya çalışmışlar........

Müslüman dünyasının filozofları, Şeyh Sadi Şirazi “İnsan, İçinde Sayısız Endişe Taşıyan Bir Damla Kandır (Yek Katre-i Hunest ve Hezar Endişe)” diyerek İNSANI;

Mevlana ise "Hayvan Hayvanlığı İle, Melek Melekliği İle Kurtuldu. İnsanoğlu İse İkisi Arasında Yalpalayıp Duruyor." diyerek İNSANIN YERİNİ tarif etmiştir.....




 
 
 
 
Hz. Adem ve Hz. Havva’nın cennetten yeryüzüne gönderilmesinden bu yana insanoğlunun iç dünyası huzura kavuşamadı bir türlü…..... 

Cehennem korkusuna rağmen, bir türlü kontrol edemediği BEYNİNİN biyokimyasal aktivitelerinin esiri ve kurbanı olarak kendi türüne, diğer canlılara ve dünyaya zarar veren adeta yok etmeye çalışan tek canlı türü olma özelliğini ısrarla sürdürüyor…..

Aşk, sevgi, şefkat gibi KALBİ duygularla yoğurarak ürettiği sanat eserlerinin sevabı; verdiği zararı ve işlediği günahları affettirmeye ve insanoğlunu tekrar Cennet'e taşımaya yetecek mi….....


 
 
 
 

13 Ocak 2015 Salı

Kibirli, Nobran ve Hodbin İnsan Olmak

 


Bazı insanları dünya malı, mülkü, şöhreti, makamı edinmek bozuyor, kibirli yapıyor nedense. Geçmişte aklı başında olan, tanıdığımı zannettiğim ancak bugün kibirinin esiri olan ve tanımakta güçlük çektiğim bazı insanlar var.....
Aslında kibirli olmak dinimizce hoş karşılanmaz, Kuran'ı Kerimde Lokman Suresi 18. Ayetinde "Ve insanlardan (kibirlenerek) yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Muhakkak ki Allah, çalımla yürüyenlerin ve çok övünenlerin hiçbirini sevmez" olarak tefsir edilmiştir.
Kibirli insan çevresindeki herkese nobran ve hodbin davranır. Bu arada nobran (kibar olmayan, görgüsüz, kırıcı) kelimesini Sait Faik Abasıyanık'tan, hodbin (bencil, egoist) kelimesini ise Ahmet Hamdi Tanpınar'dan öğrendiğimi itiraf edeyim.
Bu nobran insanların kendilerini bir şey zannetme, diğer insanlara kibir yapıp yukarıdan bakma, bu afrayı, tafrayı, bencil olma gücünü nereden aldıklarını bir türlü anlayamadım.
Sayıları da azımsanmayacak kadar fazla bu cinsin. Kendi çözemedikleri problemlerini, iç dünyalarındaki karmaşıklığı başkalarını kırarak, inciterek çözeceklerini zanneden ne çok insan var yarabbim. 
Bu insanlar nasıl tedavi olabilir? Düzelebilirler mi, hiç bilmiyorum. İşin ilginç yanı onların böyle bir ihtiyaçları, arayışları da yok zaten.
Ben niye tasa ediyorum ki......
Sadece benden uzak olsunlar yeter....