Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2015 Perşembe

100. Yazı; Nice Yıllara, Nice Yazılara ve Nice Okurlara İnşallah.......






Zaman göz açıp kapayana kadar geçmiş yine…..
Blog yazmaya başlayalı tam bir sene olmuş......
Sevgili Hayal Kahvem'in yüreklendirmesi ve blog açmak için yardımı sayesinde bu yolculuğa 7 ağustosta başlamıştım.....
Başlarda pek hevesliydim, daha doğrusu “sonradan görmeler gibiydim” ve bloğumu açıp açıp bir sanat eseri seyredercesine bakmaya bayılırdım……
Sonraki aşama ise az takipçimin olması nedeniyle bozulma aşaması, havam söndü ve sonradan görmeliğim geçti......
Sevgili Hayal Kahvem, kimseye söyleme, bu ayrı bir yaşam alanın olsun dediği için gizemli bir blogçu oldum, kimliğim hakkında bilgileri gizledim, hiiiiiiç kimseciklere bir bloğumun olduğunu ve yazılar yazdığımı söylemedim……
Baktım ki Hayal Kahvem'den başka okuyan yok, eş, kardeşler, kanka  beş altı kişiye “biliyor musun, benim bir bloğum var, okursan sevinirim, ama sakıııın kimseye söyleme” diye büyük bir sır verircesine bloğumun adını söyledim……
Heyhat, benim bloğumu sadık “sayıyla 5- yazıyla beş” takipçiden başka kimsecikler okumuyordu.....
Hayal Kahvem, Jasmin, Pelin Pembesi, İzmirli ve Nalan en sadık takipçilerim, beni desteklemek için, yüreklendirici ve güzel yorumlar yazıyorlar…..
Sağolsunlar, var olsunlar canlarım benim….
Bazı yazılarıma günlük koşuşturmaca içinde vakit bulup yazamadıklarında veya yorum yazmaktan sıkılıp ara verdiklerinde hemen arayıp hesap sordum utanmadan sıkılmadan.....
Baybars, Sarı Mavi  ve Karalamacalarım ise arasıra bir kaç kelime ile de olsa varlıklarını hissettiriyorlar sağolsunlar...
Bir de bloğumu okuduklarını fakat yorum yazmayı sevmediklerini söyleyen bazı arkadaşlarım var (hani gizlice söylediğim)…..
Galiba var?
Benden çekindikleri için takip ettiklerini söylemek zorunda kalan sevgili samimi arkadaşlarım….
Hepinize çok çok çok teşekkür ediyorum.....
Sağolun, varolun.....

 
 


 

Sizlerin yorumlarını nasıl bir heyacanla ve merakla bekler oldum bilemezsiniz, bende kelimelerle anlatamam....
Denetleme bekleyen yorumlar ikonuna bastığımda genellikle "Bekleyen yorum yok" yazıyor ya, o zaman çok bozuluyorum…..
Kös kös kapatıyorum bloğu, birazcıkta kırgınlıkla.....
Amaaaaa bir yorum varsa eğer,  nasıl bir sevindirik oluyorum çocuklar gibi,  tıpkı özenle baktığım çiçeğim tomurcuklanmış gibi, tıpkı follukta yumurta bulmuş gibi “çok iyi” hissediyorum.....
Hele birden fazla yorum gelmişse deymeyin keyfime o zaman, kendimi ödül almış gibi hissediyorum....
Blog yazmak böyle heyecanlı ve keyifli bir şeymiş meğer....
Bir yılda 100 yazı ve 10.830 okunma, hiç te fena değil.....
Allah bereket versin…..
Twitter'da Trending Topic (TT) olanlar gibi bende blog yazılarımın onyüzbinmilyon kere okunduğu günlerin hayaliyle yaşıyorum, çünkü ben bir hayalciyim sizler de hayalcinin arkadaşısınız……
İşte sevgili takipçilerim (ayıp olmasa bir köşe yazarı edasıyla okurlarım diyeceğim) bende ki durum böyleyken böyle.....
İnşallah yazdıklarımı her zaman okursunuz ve daha çok yorum yazarsınız bundan böyle bi zahmet......
Lütfen yaniiiii……
 




25 Şubat 2015 Çarşamba

Güzel Türkçemiz







Türkçemizi doğru, güzel ve etkili kullanmamız konusunda, Sayın Hakkı Devrim ve Sayın Hıncal Uluç'un yıllardır köşelerinde yazdıkları çok değerli uyarılar ve güzel bilgiler ışığında hem kendimize çeki düzen verdik hem de birlikte çalıştığımız arkadaşlarımıza havalı katkılarda bulunduk.  İkisine de teşekkür ediyorum, minnetlerimi sunuyorum, çok katkıları oldu bizlere gerçekten.
İşim nedeniyle bir çok resmi yazı ve bilimsel yazı yazdım yıllardır. Doğru ve etkili cümleler kurmak için çok uğraştım. Son aylarda ise blog yazıları yazıyorum ayıptır söylemesi. Yazı yazarken öncelikle kelime hatası yapmamaya özen gösteriyorum ve düzgün cümle kurmaya çalışıyorum. Uzun cümle kurarken anlam bütünlüğü ve fiil çekimlerinin uygunluğuna çok dikkat ediyorum. Eskiden elimin altında bir sözlük olurdu mutlaka, son zamanlarda arama motorlarının sözlüklerinden yararlanıyorum ve bazı kelimeleri bir kaç kez kontrol ederek yazıyorum.
Bu kadar özen göstermeme rağmen benim de  yanlış yaptığım oluyor şüphesiz. Blog yazılarımı takip edip yorumlar yazan çok sevdiğim üç kişi var ki, ya telefonla arıyorlar ya da mesaj yazarak beni uyarıyorlar, hiç acımadan eleştirilerini yapıyorlar. Aaaah ki ne ah, şu kelimede "ki" bitişik olacaktı, neden yaşını belli edecek eski kelimeler kullanıyorsun, son paragrafta tekrar yapmışsın, şu atasözü oraya uymamış gibi.........
Canlarım çok teşekkür ediyorum eleştirileriniz için. Hemen dönüp eleştirileriniz doğrultusunda düzeltme yapıyorum, sizleri kırar mıyım ben. İlle de eski kelime kullanacağım, özgün olacağım gibi bir derdim de yok......

 
 
 

  
Bugüne kadar dikkatimi çeken ve kariyeri oldukça kalabalık kişilerin dahi yanlış kullandığı “bazı kelimelerin doğru kullanımı” ile ilgili bir kaç örnek vermek istiyorum.

Kelimelerin Doğru Kullanımı
Yanlız/Yalnız (yalın olmaktan)
Yalnış/Yanlış (yanılmaktan)
Herkez/Herkes
Çukulata/Çikolata
Dinayet/Diyanet
Resim/Fotoğraf
Yönetmenlik/Yönetmelik
Göstertmek/Göstermek
Amaliyat /Ameliyat
Personeller/Personel
Materyaller/Materyal

İkisi Birlikte Kullanılmayanlar
Mesela-Örneğin
Nüans- Farkı
Geri- iade


 
Haddim olmayarak bir küçük önerim olacak. Hayatımızı kolaylaştıracak, bizi ve karşımızdaki kişileri iyi hissettirecek "sihirli sözcükleri"  daha sık kullanalım lütfen…..

Sihirli Sözcükler
Günaydın
Ne dersiniz?
Lütfen
Teşekkür ederim
Özür dilerim
.…misiniz?
Rica ederim
Hoşçakalın

Etkinizin kısa sürede değiştiğini göreceksiniz. Bugüne kadar yazılarımı okuduğunuz için sizlere çok teşekkür ediyorum………
Türkçemizi doğru, güzel ve etkili kullanarak kendimizi daha iyi anlatabilmemiz dileğiyle.......