Tarih öncesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarih öncesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Ekim 2015 Pazartesi

Neden….






Gazeteleri okuduğumda veya bir haber bültenini izlediğimde dünyanın dört bir yanında yaşanan şiddet ve savaş olayları beni duygusal açıdan perişan ediyor, depresyonun dibine batırıyor. Ve soruyorum kendi kendime, insan ömrünün bu kadar sınırlı olmasına rağmen neden bu kadar hoyrat, zalim, acımasız oluyor bazıları….

Neden?

Bazı insanların genetik olarak yatkınlıkları mı var, “Natural Born Killers” filmindeki gibi katil mi doğuyorlar acaba?

Karısını bıçaklıyor, komşusuna tabanca çekiyor, zulmediyor, akıl almaz eziyetler yapıyor, yaşadığı sürece başkalarına acı çektirmekten, işkence etmekten, öldürmekten besleniyor, her dökülen kan, gözyaşı onun yaşama nedeni oluyor, kavga, terör, savaş…… 

Kardeşi Habil'i öldüren Kabil, insanlık tarihindeki  ilk katil “ilk kan akıtan” …..

O günden bu yana dünya tarihi, kişisel veya büyük kanlı savaşlarla dolu……

Tarih kitapları, binlerce savaşı, tuzağı, işkenceyi, esiri, köleyi, çekilen acıları, dökülen kanı ve hayatının baharında ölen binlerce gencecik insanı yazar. Ve hiçbir savaşın taktik, entrika ve stratejiler olmadan dövüşerek kazanılmadığını da…..







Tarih öncesi savaşların başlangıcı antropologlar ve tarihçiler arasında bir tartışma konusu…..

Avcı- toplayıcı ilk toplumlardan sonra tarımın ortaya çıkmasıyla bazı toplumlar tarımla uğraşmayı ve yerleşik olmayı tercih ederek farklılık oluşturmuşlar. Ağır kış koşullarında ve kıtlık zamanlarında avcı- toplayıcı olanlar, tarımla uğraşanların yerleşim alanlarına saldırarak belki de ilk düzenli savaşı başlatmışlar……


Dünyadaki ilk savaş olduğunda, paylaşılamayacak kadar uçsuz bucaksız geniş topraklar ve kaynaklar vardı oysa. Ama Natural Born Killers olan biri/birileri diğerinin  elindeki bir lokma, birkaç post, mağara veya şu anda bilemeyeceğimiz o zaman için değerli birkaç parça herhangi bir şey için diğerini/diğerlerini kahpece, hunharca öldürmüşler….

Edebiyat, müzik, sanat, bilim, uygarlık, medeniyet insanlığın eseri, ama sene 2015’te yine kan ve gözyaşı devam ediyor dünyanın her köşesinde…. 
Aslında hiçbir savaşın kazananı olamaz. Sarsılan insana/insanlığa ve uygarlığa güven duygusu, yitirilen genç insanlar, onların ailelerinin artık hiçbir zaman iyileşmeyecek ağır travma görmüş hayatlarının yanında kazanan kim olabilir ki……
Carl Von Clausewitz’in  savaşı deha, sanat ve bilim olarak niteleyen “Savaş Üzerine” isimli kitabını okuyunca gözüm korktu, ürperdim, umudum azaldı…..