Büyük şehrin stresinden, günlük yaşamın koşuşturmacasından ve ışık
kirliliğinden uzaklaşma fırsatım oldu bir süre…..
Dolayısıyla sıcaklığın hayli yüksek olduğu yaz gecelerinde, sivrisineklerin ve yakarcaların ısırmalarına rağmen bahçede çimenlere uzanarak, “boş, ıssız, ışıksız dağları ve dumansız, bulutsuz, yıldızlarla dolu, muhteşem gözyüzünü” seyretme fırsatım oldu….
Gündüzleri de boş durmadım, internetten kuzey gökkürenin yıldızlarının ve güneş sistemimizdeki gezegenlerin yerlerini ve özelliklerini okuyup aynı gece onları bulmaya çalıştım….
Gökyüzünün sonsuzluğunda kayboldum, yıldızların kimbilir kaç ışık yılı uzaklıkta olduklarını düşünerek saatlerce onları seyrettim…
Nasıl dinlendirici, stresten arındırıcı bir terapi oldu benim için anlatamam….
Antik çağdan bu yana yüz yıllardır bir çok kişinin aynı gökyüzünü ve aynı
yıldızları seyrettiklerini düşündüm….
Yıldızları parlaklıklarına göre sınıflandıran ve çok
doğru yıldız haritaları yapan Hipparchus (M.Ö. 190 – M.Ö. 120),
Güneş’in, Ay’ın, gezegenlerin hareketlerini, mesafelerini, yörüngelerinin eğimini ve büyüklüklerini tartışan, takımyıldızları listeleyen Ptolemy “Batlamyus” (85 – 165),
Gezegenlerin hareketlerinin doğru bir çizelgesini yapan, birçok yıldızı adlandıran Nasiruddin Tusi (1201-1274),
Güneş merkezli evren modelini formülleştiren Kopernik (1473-1543),
Güneş sisteminde bulunan gezegenlerin hareketlerini matematiksel olarak açıklayan, gezegensel hareket ve çekim yasalarını bulan Kepler (1571 - 1630),
Gökyüzünü incelemek üzere ilk kez teleskop kullanan Güneş’in karanlık lekelerinin hareket ettiğini, Ay'ın kraterlerle dolu bir yüzeyi olduğunu ve Jüpiter’in dört büyük uydusunu keşfeden Galileo (1564 –1642)……..
Güneş’in, Ay’ın, gezegenlerin hareketlerini, mesafelerini, yörüngelerinin eğimini ve büyüklüklerini tartışan, takımyıldızları listeleyen Ptolemy “Batlamyus” (85 – 165),
Gezegenlerin hareketlerinin doğru bir çizelgesini yapan, birçok yıldızı adlandıran Nasiruddin Tusi (1201-1274),
Güneş merkezli evren modelini formülleştiren Kopernik (1473-1543),
Güneş sisteminde bulunan gezegenlerin hareketlerini matematiksel olarak açıklayan, gezegensel hareket ve çekim yasalarını bulan Kepler (1571 - 1630),
Gökyüzünü incelemek üzere ilk kez teleskop kullanan Güneş’in karanlık lekelerinin hareket ettiğini, Ay'ın kraterlerle dolu bir yüzeyi olduğunu ve Jüpiter’in dört büyük uydusunu keşfeden Galileo (1564 –1642)……..
Ufkumuzu açan ve hayal gücümüzü zorlayan bu değerli insanlar; geceleri
yıldızlar solup gün ağarıncaya kadar saatlerce evin dışında bir yerlerde
gökyüzünü gözlemekten yorgun düşüp uykusuz kaldıkları için gündüzlerini
uyuyarak geçiriyorlardı kuvvetle muhtemel…..
Bütün gün uyuyup diğer insanlar gibi normal işlerde çalışmadıkları (işten
kaytardıkları) ve evin rızkını getiremedikleri için babalarından ya
da eşlerinden fırça yiyorlar mıydı acaba??????????
* "Ama o dönüyor"



