Fransız hukukçu ve yazar La Bruyere, "İnsanların hayatı sevmeleri,
fakat ölüme mahkum olmaları, doktorları daima hatırı
sayılır kimseler yapacaktır" demiş, taaaa 17.
yüzyılda....
Evet
yüzyıllarca hekimler toplum içinde saygın ve özel insanlar olmuşlar…..
Çok değil benim çocukluğumda bile, doktorluk çok seçkin ve saygın
bir meslekti, onlar bizim canımızı emanet ettiğimiz insanlardı, yağmur demez
kar demez bizim derdimize derman olmak için koşar, bizim için uykusuz
kalırlardı ve biz onlardan hem çekinirdik hem de onları çok severdik…..
Bu nedenle ve ailemin de
teşvikiyle doktor olmayı seçtim. Tıp fakültesine girdiğim günden bugüne kadar
geçen süre içerisinde daha iyi hekim olabilmek ve hata yapmamak için
okudum, uğraştım, çalıştım, çalıştım, hala çalışıyorum……
Her hastama “ben veya yakınım
olabilir” diye empatiyle yaklaşarak elimden gelenin en iyisini yapmaya
gayret ettim, ediyorum…….
Sadece ben böyle değilim
şüphesiz, tüm hekim arkadaşlarımın da böyle düşündüğünden ve kendi sağlık
koşulları elverdiğince böyle davrandığından kendim kadar eminim…..
En uzun süre (altı yıl + ömürboyu) eğitim alınan bu
cefakar mesleği, bizlere çekici kılan nedir sizce?????
İnsanların sağlığını koruma,
hastalıklarına çare olabilme ve acılarını dindirebilme duygusudur. Bu
duygu anne olma duygusu gibidir ve dünyada bu iki duygu kadar
değerli başka bir duygu yoktur ………
Başka mesleklerin
koşulları ne kadar zor ve ağır olursa olsun, mensupları mesai saatlerinin
veya yönetim tarafından yapılan ekstra görevlendirmelerin dışında normal insan
olarak yaşarlar......
Aileleriyle vakit geçirirler,
yemek, ev temizliği, uyku, kişisel bakım gibi fizyolojik gereksinimlerini
yerine getirir, sosyal hayatları, kültürel programları, hobileri filan olur…….
Oysa hekimler; öğle izini, mesai
saati dışı, gece gündüz, haftasonu, bayram, tatil, denizde, uçakta,
ailesinin özel gününde hatta kendisi hastayken bile her yerde, her zaman
yani "7/24"
göreve hazırdır…..

Hatırlıyorum da yıllar yıllar önce (once upon a time,
many years ago) mecburi hizmet yaptığım şehirde, beraber
çalıştığımız hekim arkadaşlarımızla otobüs tutarak Kapadokya turu
yapmıştık. Otobüste arkadaşımız olduğu için bizimle birlikte tura katılan,
……. mesleği mensubu bir hanım da vardı. Yolculuk sırasında
sanırım trafik veya şoför ile ilgili bir sorun yaşamıştık, bu …. hanımda
otobüsten inerek gelen görevli kişiyle bir iki cümle
konuşmuştu .....
İşe yarayıp yaramadığını
bilmiyorum, olay çözümlenip yolculuğa devam ettiğimizde, bu hanımefendi “bana mesleğimi
kullandırdınız” diye salya sümük ağlamaya başlamıştı. Bizim gibi
hayatının her anında hizmet sunmayı normal bir durum olarak kabul eden bir
otobüs dolusu hekim, bu kaprisi anlamakta zorlanmıştık, bu neyin kafasıydı,
neyin mantığıydı…..
Kendisine daha sonra yaptığının
anlamsız olduğunu söylemiştim, yolculuk sırasında o hastalansa ONUN İFADESİYLE “mesleğimizi
kullandırmayacak mıydık”.
"Aynı şey
değil" demişti.
Ben hala merak ederim?
Aynı şey mi, değil mi???????????

Diğer bir anım ise
daha yeni, çok değil üç yıl kadar önce.....
Ramazan
ayında, çok sıcak bir günde, görevli ve randevulu olarak gittiğimiz
bir yetkili, öğle tatili oldu diye odasının kapısını kilitlemiş ve öğle tatili
bitene kadar bizi kapısında bekletmişti…..
Karşısındaki
kişiyi değersiz hissettiren böylesine kaba bir davranışı bir doktor yapar mı?
Yapabilir mi?
İnanıyorum ki hiç bir doktor, sağlık çalışanı veya sağlık yöneticisi hizmet
sunduğu kişiyi öğle tatili oldu, mesai bitti, sistem kapandı gibi bahanelerle
kapıya koyup kapısını kilitlemez...... (Çok istisnai olarak benzer bir durum
yaşandığında ise öncelikle meslekdaşları tarafından eleştirilir böyle davranış
sahipleri.....)
Şehirlerarası
otobüste bile yanımızda oturan kişiye hekim olduğumuzu söyleme gafletinde
bulunmuşsak eğer, bize yol boyunca uyku haramdır artık.….
Gideceğimiz
yere kadar onun, ailesinin, komşularının bütün sağlık geçmişini dinlemek
zorunda kalırız, içimiz geçse bile dürterek uyandırılırız, üstelik hep hekimler
kötüdür bu hikayelerde……
Bizim kafa dinlemeye asla ihtiyacımız olamaz, biz insan değil de, masal
kahramanı efsanevi bir yaratığız sanki. Akrabalarımız, komşumuz, arkadaşımız,
dostumuz hep ilgi bekler, sömürdükçe sömürürler, üstelik onlara hizmet
etmekten memnun, hep güler yüzlü ve coşkulu olmamız beklenir…......

Komşumuzun kapısını çalıp bir fincan şeker istemek
için gösterdiğimiz kibar,
nezaketli ve çekingen davranışı, "vakitsiz bir saatte kapıyı
çalıp tansiyon ölçtürmek, enjeksiyon yaptırmak, iş yerimize gelmeden reçetesini
yazdırmak, çocuğunun okuldan kaytardığı günler için geçmiş tarihli rapor
istemek için" göstermeyen çokbilmiş ve buyurgan komşularım oldu benim.
Gün oldu uykudan uyandım, gün oldu çocuğuma yemek
yedirmeyi bırakarak onlara yardımcı olmaya çalıştım…..
Lakin geçmişe rapor vermenin suç
olduğunu veya istediği ilacı yazmamın tıbben uygun olmadığını söyleyince
azarlandım, kendini beğenmişlikle suçlandım……
ANCAK…… Yıllardır sağlık sorunlarıyla kapımı aşındıran, gece gündüz olur olmaz
her yerde telefonla arayıp sağlık sorunlarını mız mız anlatarak beynimi yiyen,
tansiyonu çıksa evine çağıran, iş yerime gelip sıra beklemeden hizmet almak
isteyen ve alan, başka bir kurumda veya hastanedeki muayenesi veya tetkiki için
işimi bırakıp elinden tutup götürmemi bekleyen, “insanlık hali olur ya kendime
ait bir sıkıntı nedeniyle” bi kerecik az ilgi göstersem binbir kapris yapan o
insanlara; kırk yılın başı onların işiyle ilgili bir konuda sadece ve
sadece danışmak zorunda kaldığımda “bana
mesleğimi kullandırdınız” tadında bir fiyaka, bir hava,
afra, tafra ile beni bin pişman ettiler…….
Sağolsunlar........

Allah aşkına,
7/24 başka hangi mesleğin mensubunu taciz etme hakkını kendimizde görebiliriz.
Veya hangi meslek mensubu buna izin verir…….
Kuaföre,
terziye, bankaya, vergi dairesine, çocuğumuzun okuluna gittiğimizde
gösterdiğimiz nezaketi, canınızı emanet ettiğiniz hekimlere neden
göstermiyorsunuz....
Meslek
hayatı boyunca "bizim vergimizle buradasın" cümlesini duymayan
hekim var mıdır veya bu cümleyi bu kadar sık duyan başka bir meslek gurubu var
mıdır?
Son
yıllarda sağlık çalışanlarına özellikle doktorlara yönelik öfke ve
şiddeti anlamakta güçlük çekiyorum…….
Sizin ve
ailenizin hastalıklarına çare olabilmek için; bu kadar çok eğitim gören,
sürekli okuyan, kendi hayatından ve ailesine göstereceği ilgiden fedakarlık
eden, iyi niyetli, samimi, sizin sağlığınız en büyük kaygısı olan ve bu
stres altında akıl, emek, gayret harcayan, uykusuz kalan doktorlara ve sağlık
çalışanlarına lütfen anlayışla yaklaşınız……
Artık
"hatırlı kişi" filan olmaktan vaz geçtim, lütfen “BİZİM
DE İNSAN OLDUĞUMUZU UNUTMAYINIZ” ve bizlere de herhangi bir kişiye
gösterilmesi gereken saygı kadar saygı gösteriniz…….
Şehit
olan meslekdaşlarıma Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum…….